Julien Martin & Voeux

 

 

Tüten Keser:   Julien Bey öncelikle Voeux markası ile tanışan herkesin merak ettiği bir soru ile başlamak istiyorum. Voeux kelimesi nasıl okunuyor?

Julien Martin:   Evet, bu soru bana çok geliyor. Vöö olarak okunuyor. Fransızcada bir çok harfden oluşan kelimeleri çok az ses ile okuyoruz çoğu zaman.

Tüten Keser: Akılda kalıcı bir kelime. Peki diğer merak edilen soruya geçmek istiyorum. Sizi Türkiye’ye hangi rüzgar attı?

Julien Martin:   1990 yılında bir Fransız şirketinin Türkiye ayağına üst düzey yönetici olarak atandım. Buranın kültürü ve insanları beni çok etkiledi. Çocukluğum ve gençliğim Paris’te geçti. İstanbul ve Paris şehir olarak çok fazla benzer dinamikleri paylaşıyor. İstanbul’da yaşamayı çok sevdim, ailemi burda kurdum.

Tüten Keser: Güzel bir hikaye olmuş. Tüm dünya Fransızların yaşama, mutfağa ve yemek yemeye verdikleri önemi yakından tanıyor. Sizce Fransızlar için mutfak ve sofralar neden bu kadar önemli?

Julien Martin:(Gülüyor) Evet gerçekten çok önemli ama Türkler içinde çok farklı olduğunu düşünmüyorum. Fransa’da hayat; iş, para veya herşeyin en iyisine sahip olmaktan ibaret değil. Bizim için anda olmak ve anın tadını çıkarmak hep daha önemli. Aslında buna, en basit günlük rütinleri bile en zevkli şekilde yaşamak diyebiliriz. Fransızlar için yemek ve sofralar da aile ile veya arkadaşlarla paylaşılan bir deneyim.

Tüten Keser: Julien Bey, sanırım anlattığınız bu deneyim yemek hazırlamaktan çok daha fazlası?

Julien Martin:   Aynen öyle, aslında günlük yemek alışverişini organik pazarlar veya lokal üreticilerden yaparken başlıyor bu serüven, mutfakta devam ediyor ve sofrada son buluyor. Yemeği yapmak kadar zevkle yemek de sanat benim için. Ve tabi en önemlisi lezzeti tüm sevdiklerinizle zevkle paylaşmak.

Tüten Keser: Peki markaya dönecek olursak, Voeux (Vö); istek ve arzu demek fransızcada, sizin bu ismi markaya vermenizdeki sebep nedir? Neden demir döküm tencere ve tavalar?

Julien Martin:   Evet, Voeux; istek ve arzu demek. Aslında markaya bu adı vermemizin arkasındaki duygu için biraz da çocukluğuma özlem diyebiliriz. Annem ve kızkardeşim beraber harika yemekler yaparlardı beraber. Onları seyretmek, lezzetin kokusunu duymak sonra sofrada pişirilen döküm tencerenin eşlik ettiği keyifli zamanlar geçirmek inanılmaz zevk verirdi bana. Tabi yemeğe asıl lezzetini veren Fransız mutfağında asırlardır kullanılan döküm demir tencereler olduğunu belirtmem gerek. Çoçukluğuma dair keyfi ve lezzeti sevgili eşim ve kızımın da mutfakta beraber yaşamasını çok istedim. Ve bu hayal, Voeux markasıyla somut bir hale geldi.

Tüten Keser: Gerçekten bu marka ismini hakketmiş gibi duruyor. Biraz da markanın oluşum sürecinden bahsedebilir misiniz?

Julien Martin:   Süreç biraz uzun sürdü diyebilirim, özellikle araştırma kısmı. Döküm tencere ve tavalar ile pişirmenin diğer pişirme yöntemlerinden neden farklı olduğunun ve nasıl geliştirebileceğimiz üzerine çok kafa yorduk. Ve tabi bir de tencere ve tavaların dış görünümleride de bizim için çok önemliydi. Gerçekten çok yaratıcı ve zevkine güvendiğimiz endüstriyel tasarımcı bir ekibimiz var, ürünlerin tasarımları kurmak istediğimiz markanın imajını yansıtana kadar çok çalıştık. El emeği olan dökme demir ürünlerini daha ulaşılabilir fiyatlar yapabilmek için kendi bilgi birikimimizi kullanarak Türkiye’de ürettik ve sonuç karşınızda...

Tüten Keser: Emeğinize sağlık. Şıklığı ilk göze çarpan özelliği. Röportaj sonrası bu tencereyi almam problem olmaz umarım. (Gülüyor) Peki Voeux markası içinde mutfak ve sofraya dair bir çok farklı ürün grubu var. Sadece döküm tencere ve tava değil?

Julien Martin:   Kesinlikle değil, Voeux markasının ağırlığı döküm tencere ve tavalar olsada biz aslında şık mutfak ve sofra kültürü oluşturmak istiyoruz. Bu yüzden de kalitesine ve tasarımlarına güvendiğimiz bir çok marka ile kollektif olarak çalışma imkanı yarattık. Yemek hazırlamakta kullanılan bıçak ve kesim tahtalarından, çok farklı sofra sunum ürünlerine kadar bir çok farklı kategoriyi Voeux markası altında birleştirdik.

Tüten Keser: Gerçekten herşey çok şık duruyor. Bu keyifli sohbet için teşekkür ederiz. Sizi ve markanızı yakından tanımak bizim için zevkdi. Eminiz Türk mutfakları ve yemek severleri ürünlerinizi ağırlamaktan çok memnun olacak. Eklemek istediğiniz bir kısım varsa buyrun.

Julien Martin:   Ben teşekkür ederim. Benim içinde keyifli bir sohbetdi. Özellikle benim için anlamı çok değerli olan bu markayı anlatmak benim için her zaman keyifli. Ah evet eklemek istediğim bir kısım var. Biz aslında tüketicinin mutfağına bir parça değil, bir miras ve kültür iletmek istiyoruz. Çünkü dökme demir tencere ve tavalara iyi baktığınız sürece onları sizden gelen nesillere zevkle aktarabilirsiniz. Yani bu tencere ve tavaları sadece kendiniz için satın alıp kullanmak biraz bencillik olabilir, onları sizden sonra kime emanet edeceğinizi iyi düşünmek gerekiyor.

Sevgiler